Kategoriler
Haber

Bakan Çavuşoğlu’ndan son dakika açıklama: Esed’e tepki, Rusya’ya çağrı

Son dakika haberi: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yeniden Asya Girişimi toplantısında konuştu. Çavuşoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İDLİB’DE 8 ŞEHİT VERDİĞİMİZ SALDIRI

 

Son günlerde İdlib’de ciddi bir gerginlik oldu. Dün de 8 şehidimiz var. Rejimin saldırganlığı, arsızlığı artıyor.

Burada Rusya’ya önemli görevler düşüyor. Bir an önce kalıcı ateşkes ve siyasi sürece ivme kazandırmak istiyoruz. 

“ASTANA VE SOÇİ YARA ALDI”

Astana ve Soçi sürecinde Rusya bizimle beraber ortaklardan birisidir. Rejimin saldırganlığını acilen durdurmamız gerekiyor. Lavrov’a verdiğim mesaj da bu. Astana ve Soçi süreçleri tamamen ortadan kalkmadı ama yara almaya başladı.

Bizim ve Rusya’nın gözlem noktaları var. Gözlem noktalarımızın amacı ihlalleri gözetlemekti. Rejim sürekli orada teröristler var gibi bir bahaneyle İdlib’i almak için saldırıyor. 

“Rejimi kontrol edemiyoruz” bahanesini doğru bulmuyoruz.

ABD’NİN SÖZDE BARIŞ PLANI

Filistinlilerin Kudüs davasını tek başımıza olsak da destekleyeceğiz. 

Sadece İslam dünyası olarak değil, birçok Avrupa ülkesinin de açıklamaları ortada. İş birliği içinde olmamız, birlikte hareket etmemiz gerekiyor.

KORONAVİRÜS SALGINI

Hiçbir Çin vatandaşının mağdur edilmesini istemeyiz. Türkiye’deki Çin vatandaşlarının da ülkelerine güvenle dönmesi için gerekli çalışmaları yapacağız.

Çin ihtiyaç duyduğu sürece ilave tıbbi yardım malzemelerini ulaştıracağız.

KAYNAK: HABER7
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haber

1 günde 400 milyar dolar buhar oldu (4 Şubat 2020 Günün Önemli Gelişmeleri)

4 Şubat 2020 Salı ülke ve dünya gündeminde dikkat çeken gelişmeleri Haber7.com okuyucuları için derledik.

Spiker: Gamze TÜRK

Kurgu: Seda YEŞİLKAYA

Kategoriler
Haber

Çin Corona virüsü ile bu binalarda savaşacak! İlk kez görüntülendi

Çin’i saran ve dünyaya yayılmaya başlayan yeni tip coronavirüsü ile ilgili son dakika gelişmeleri yaşanmaya devam ediyor.
Kategoriler
Haber

ABD kriz çıkaracak kararı resmen duyurdu! Dikkat çeken zamanlama

ABD Ticaret Bakanlığı, potansiyel olarak Çin de dahil olmak üzere dolar karşısında para birimlerinin değerini düşük tutmaya ülkelerden ithal ürünlere sübvansiyonu telafi edici vergiler getirme kararını kesinleştirdi.

 

 

YENİ VERGİLERİN GETİRİLMESİNE İMKAN TANIYACAK

ABD Hazine Bakanlığı’nın son zamanlarda birinci aşama ticaret anlaşması kapsamında Çin’i kur manipülatörü tanımlamasını kaldırmasına rağmen, bu yeni karar Ticaret Bakanlığı’nın Çin’e vergi getirmesine imkan tanıyacak. ABD Ticaret Bakanlığı genel olarak Hazine’nin kurun değerinin düşürüldüğünü belirleme konusundaki uzmanlığına
güveneceğini ancak iki sürecin farklı yasalardan kaynaklandığından farklı sonuçlara varabileceğini açıkladı.

 

 

Taslak karar ilk olarak geçen yıl Mayıs ayında yayınlanmıştı. Çin’e ek olarak, yeni karar, Almanya, İrlanda, İtalya, Japonya, Malezya, Singapur, Güney Kore, Vietnam ve İsviçre de dahil olmak üzere diğer ülkelerden ithal edilen mallardan daha yüksek gümrük vergileri alınmasına neden olabilir. Bu ülkelerin tümü, Hazine Bakanlığı’nın para piyasası müdahalelerini, yüksek küresel cari işlemler fazlasını ve yüksek ikili ticaret fazlalarını izleyen altı aylık para birimi raporunda yer alan “izleme listesinde” bulunuyor.

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

Selçuk Bayraktar’tan yeni AKINCI paylaşımı! Önce dua sonra sevinç çığlıkları

Selçuk Bayraktar AKINCI TİHA’nın yeni görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntülerde AKINCI’nın inişe geçmesiyle dualar edilirken ve piste teker koymasıyla sevinç çığlıkları yükseliyor.
Kategoriler
Haber

Koronavirüs Türkiye ekonomisine yaradı! Fiyatlar düşecek

Son yılların en büyük küresel sağlık problemlerinden biri olan Koronavirüs sadece Çin’i değil çok sayıda ülkeyi tehdit etmeye devam ediyor. İşin sağlık boyutunun yanı sıra ekonomik sürece de etkisini değerlendiren uzmanlara göre Çin’in düşecek petrol talebi Türkiye’de doğalgaz fiyatlarını aşağıya çekebilir. Öte yandan  virüsün tehdit boyutuna ulaşmasının ardından e-ihracatta Türk ürünlerine talep 5 kat artarken, Çin’den sebze ve meyve ithal eden ülkeler Türkiye pazarına yöneldi. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor

 

 

Çin’de başlayan ve önce Wuhan kentini, ardından başkent Pekin’i ve sonrasında Türkiye dahil çok sayıda ülkeyi tehdit eden Koronavirüs için henüz çözüm bulunmuş değil. İşin sağlık boyutunun net şekilde anlaşıldığına işaret eden uzmanlar, Koronavirüs’ün küresel ekonomiye etkilerini de daha net bir şekilde konuşulmaya başlandı.

ÇİN’İN TALEBİ GÜNDE 3 MİLYON VARİL AZALDI

 

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, virüsün etkisini gösterdiği günden bu yana çok sayıda dünya devi şirketin Çin’deki üretimlerini durdurduğunu hatırlattı. Pekin yönetiminin aynı zamanda dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı olduğuna işaret eden Kumbaroğlu, “Çin tek başına küresel talebin yüzde 20’sini teşkil ediyor. Koronavirüs’ün neden olduğu acil durumun ardından Çin’in petrol talebi yaklaşık yüzde 20 azaldı. Diğer Asya ülkelerinin de petrol ürünlerine olan talebi tehdit altında” şeklinde konuştu.

FİYATLAR DÜŞTÜKÇE TÜRKİYE’YE YARAYACAK

Günde 3 milyon varile denk gelen bu düşüşü OPEC grubunun arz tarafında aynı miktarda kesintilere giderek dengelemesinin çok olası görülmediğine vurgu yapan Kumbaroğlu, şunları söyledi:

“Bu nedenle arz-talep dengesinde dengelenme doğal yollarla sağlanacak. Fiyatlar düştükçe karlılığını yitiren tesisler üretimlerini durduracak ve dengelenme öyle gerçekleşecek. Dolayısıyla virüs yayılmaya devam ettikçe petrol fiyatları da düşmeye devam edecek, 50 dolar psikolojik sınırının altı da ufukta gözüküyor”

Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye’nin makroekonomik dengelerine olumlu yansıyacak.

Düşük petrol fiyatı öncelikle dış ticaret açığının düşürülmesine ve enflasyon hedeflerinin tutturulmasına katkı sağlayacak bir gelişme. Ülkemiz doğalgazı geçmiş 6 ve 9 aylık petrol ve petrol ürünleri fiyatlarına endeksli formül üzerinden ithal ettiğinden bu gelişme uzun vadede doğalgaz fiyatlarını da aşağı çeker, ama formüldeki gecikme etkisi nedeniyle üç ay sonra görülmeye başlar.”

TÜRK FİRMALARI İÇİN FIRSAT OLABİLİR

EED Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ayrıca, bu acil durumun ne kadar devam edeceğine ve Çin’deki üretimi nasıl etkileyeceği konusunun son derece önemli olduğunu anlatarak, “Küresel markaların hemen hepsi Çin’deki faaliyetlerini kısmen askıya aldılar, daralmaya gittiler. Bu noktada Türkiye’deki sanayi tesisleri ve yeni yatırımlar için de bir fırsat penceresi aralanıyor.” şeklinde konuştu.

RUSYA, ÇİN YERİNE TÜRKİYE PAZARINA YÖNELDİ

Çin’de her geçen gün yayılan ve çok sayıda ölüme neden olan koronavirüsün Türk ekonomisine etkisi olumlu yönde seyrediyor. Virüsün tehdit boyutuna ulaşmasının ardından e-ihracatta Türk ürünlerine talep 5 kat artarken, Çin’den sebze ve meyve ithal eden ülkeler Türkiye pazarına yöneldi. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor. Moskova, yıllar sonra ilk kez Türkiye’den domates ithalatının 200 bin tona çıkarılmasına yönelik karar tasarısı hazırladı. Çin sınırının geçişlere kapatılmasının ardından, Rus yetkililer Türkiye pazarına yöneleceklerini duyurdu. Sebze sektörünün önde gelen temsilcileri, virüs nedeniyle ihracatın artacağını vurgulasa da iç pazarda fiyatların artabileceğine işaret ediyor.

Rusya’nın Habarovsk kentinin Çin’den büyük miktarda sebze ve meyve ithal ettiğini hatırlatan bir Rus yetkili, “Diğer tedarikçilerle anlaşma yapmaya çalışıyoruz. Ticaret şirketlerimizin yarısı Türkiye’den meyve ve sebze tedarik etmek konusunda çalışıyor. Türkiye’den söz aldık ve bu sözü tutacaklar” açıklamasını yaptı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, “Çin dünyanın en büyük sebze ve meyve üreticilerinden. Rusya’nın bu ülkeyle belirli ürünlerde alışverişi var. Bu ülkeden ithalatı durdurma kararları mutlaka çevre ülkelere yönelmelerini sağlayacak. Bizim sebze ve meyve konusunda en önemli ihraç yaptığımız ülkelerin başında Rusya geliyor. Dolayısıyla oradan kesip, bize yönelirse ihracat için çok olumlu bir ticari hacim doğacak” dedi.

FINANCIAL TİMES: TÜRKİYE TEK OLUMLU ETKİLENEN ÜLKE

Financial Times korona virüsünün hangi ülkelerin büyümesini ne ölçüde etkileyeceğiyle ilgili bir haber yayınladı. Küresel devlerin büyük düşüşler yaşayacağının öngörüldüğü haberde ve ortaya çıkan tabloda pozitif gelişme gösteren tek ekonomi ise Türkiye ekonomisi oldu.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

Kılıçdaroğlu’nun skandal talimatına MHP’den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun önsözü ve talimatıyla yazılan Anayasa Taslağında “Türk Milleti” ve “Atatürk Milliyetçiliği” ifadeleri yer almamıştı. Mevcut anayasanın ilgili bölümleri aynen geçirilirken “Türk” adının ve “milliyetçilik” tanımının çıkarılması tepkilere neden olmuştu. 

 

 

Önceki akşam Habertürk canlı yayınına bağlanan İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Ersan Şen’in sorusu üzerine yazdığı taslağı savundu, çıkarmaları anayasaya “etnik bir anlam yüklememek için” yaptığını söyledi.

Açıklamaları üzerine Kaboğlu’na bir tepki de MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’dan geldi. Yalçın twitter hesabından yaptığı açıklamada “CHP’nin İbrahim Kabaoğlu’na hazırlattığı raporun arkasında federatif bir yapı öngören  Anayasa taslak çalışması vardır. Kabaoğlu’nun taslağında ‘Türk’ kelimesi yoktur. Türk devleti yoktur. TÜRKİYE Cumhuriyeti yoktur. Türk Milleti hiç yoktur. CHP, geride kalan ve bir daha Türkiye’nin dönmeyeceği sözde açılım ve çözüm sürecini ihya etmek için kapalı kapılar ardında hazırlık peşindedir. Bölücülerin siyasi temsilcisi olan HDP’yi destekleyerek bir bakıma PKK’yı meşrulaştırmaya çalışan adımlarına rağmen, CHP’nin nasıl olup da hala Millet menfaatinden bahsetmesi üzerinde durulması gereken bir tenakuzdur. CHP Türk milletini aldatma peşindedir. CHP’nin ve safında yer alanların ulusalcılığı da millî değil, kozmopolittir. CHP’nin siyasi portföyünde, Türk toplumunu meydana getiren birbiriyle uyumlu, kaynaşmış etnik dil ve kültürleri Türkçe ve Türk kültürüyle eşit yurttaşlık temelinde ayrıştıran Anayasa değişikliği vardır. Bu haliyle CHP hem federasyon, hem de Fetörasyon peşindedir. “ dedi. 

 

 

KAYNAK: ANKARAHAVADİS
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haber

Corona virüsü nedir? Nasıl korunabiliriz?

Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve şimdiye kadar bir çok insanın hayatını kaybetmesine yol açan tehlikeli virüs corona nedir. Bu virüsten nasıl korunabiliriz. İşte tüm bilgiler…
Kategoriler
Haber

Dikkat çeken yorum: Türkiye kolunu kırar, Rusya sadece izler

Hulusi Akar, İdlib’deki saldırıda yaralanan askerleri ziyaret etti

GALERİNİN DEVAMI



<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile sınır hattındaki birliklerdeki incelemelerinin ardından Hatay Devlet Hastanesi’ne geçerek İdlib’deki saldırıda yaralanan askerleri ziyaret etti.</p>
<p>
”/> <img src= 

<p>Akar, hastane çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p>
<p>
”/> <img src=

Haber7 – İbrahim Can

İdlib’de Esed rejiminin askerlerimize yönelik gerçekleştirdiği ve 8 şehit verdiğimiz saldırının ardından, TSK’nın başlattığı operasyonda 50’den fazla rejim hedefi etkisiz hale getirildi, yaklaşık 40 rejim askeri öldürüldü. 

 

Rusya, “Esed rejimiyle başa çıkamadığını” iddia ederken, Ankara’dan art arda yapılan açıklamalarda diplomatik çözümün önemine vurgu yapıldı ve Astana ile Soçi mutabakatının yeniden hayata geçmesi gerektiği hatırlatıldı. 

Peki, Türkiye’nin yaptığı açıklamalara Rusya’dan nasıl karşılık gelecek? Önümüzdeki süreçte ikili ilişkiler nasıl olacak? İki ülkenin arasında anlaşmazlık yaşanması durumunda, bölge bu gelişmelerden nasıl etkilenecek? Haber7’ye konuşan uzmanlar, merak edilen soruları cevapladı.

 

“RUSYA TANSİYONU DÜŞÜRMEYİ SEÇTİ”

Emekli İstihbarat Albay – Güvenlik ve Terör Uzmanı Coşkun Başbuğ, son gelişmelerin Türkiye ile Rusya’nın ilişkisini bozmayacağını kaydetti. Rusya’nın önünde iki seçenek olduğunu vurgulayan Başbuğ, “Ya Türkiye’nin karşısında askeri dik duruş gösterecek. Kendi cephelerinden. Ya da tansiyonu düşürmek adına yapılan ve yaşananları yalanlayacak ve size zeytin dalı uzatacak. Rusya ikincisini seçti” ifadelerini kullandı. 

Rusya’dan, “Biz Türkiye ile bu sorunları masa başında çözebiliriz” açıklaması geldiğini hatırlatan Başbuğ, “Çünkü Rusya’nın başka şansı yok. Türkiye, orada kan dursun diye bu talebe olumlu cevap verdi” diye konuştu. 

“TÜRKİYE’NİN ŞAKASI YOK”

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temenni ediyorum Rusya Astana ve Soçi mutabakatı kapsamında üzerine düşen görevleri yerine getirir” demişti. Bu açıklamanın Rusya’ya davet olduğunun altını çizen Başbuğ şunları söyledi:

“Ben o yüzden saatler içinde Cumhurbaşkanı ile Putin arasında telefon diplomasisi başlayacağını ve sahada Türkiye’nin arzu ettiği şekilde birtakım adımların atılacağını düşünüyorum.

Aksi takdirde Türkiye’nin şakası yok. Dün rejimin 56 noktasını etkisiz hale getirirken bunu saatler içinde başardık. Bu karşı tarafa şaka yapmıyorum demekti. Rusya’nın bu kararlılığı gördükten sonra başka çaresi yok. Askeri tedbirler alındığı takdirde kaybeden Rusya olur. Rusya’nın bölgede kaybetmesini bekleyen geride Siyonist ve Amerikan kanadı var. Onlar zaten başından beri bu yakınlaşmadan rahatsız.

Rusya’nın bu saldırıdan geri adım atacağını düşünüyorum. Aksi takdirde sonuç farklı noktalara gelir.”

“RUSYA’YA STATÜ SUNDUK”

Esed rejiminin saldırısından sonra Rusya’nın “Bizimle ilgisi yok” dediğini hatırlatan Başbuğ, “Madem rejim yaptı, çekil kenara, biz rejime hesabını soralım diyerek yola çıktık” dedi. Başbuğ daha sonra şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Her iki halükarda kaybeden Rusya olur. Diplomasiyi tercih ederse de kazanan Rusya olur. Biz dolayısıyla ona diplomasi statü sunduk Libya ve Astana gibi süreçlerde.

Putin’in Sayın Erdoğan’la birebir özel diyalogları var. Bu görüşmelerden başlayarak adım adım çözüm olacağını düşünüyorum.

Rejim üzerinde Rusya’nın hakimiyeti inanılmaz durumda. Rusya’nın onayı olmadan Esed denen katil odadan odaya geçemez.”

“SATRANÇTA SON ADIMI TÜRKİYE ATTI”

Başbuğ ayrıca, Suriye’de iki ülke arasında “satranç oyunu oynandığını” belirtti. Başbuğ’un kullandığı ifadeler şöyle:

Bu bir satranç oyunu. Adım adım ilerliyor. Biz sana bir hamle yaptık. Askeri operasyonu durdurmayı denedim. Bunun olmayacağını gördüm. Şimdi duruyorum. Eğer bu saldırıları kesmezsen rejim üzerinde baskı oluşturup, ben hemen bir sonraki hamleye geçeceğim. Ama benim istediğim şartları sağlar, rejimin saldırılarını durdurursan biz masa başında kimin karın ağrısı varsa bunları görüşmeye hazırız.

“TÜRKİYE VE RUSYA PABUÇ BIRAKMAZ”

ASİAPOL Kurucusu ve Rusya Devlet Başkanlığı Akedemisi Resmi Temsilcisi Talat Enver Çetin ise, “İdlib’in Türkiye-Rusya ilişkilerinde en kıymetli, öte yandan ABD’nin bozmak için en çok çaba harcadığı birliktelik” olduğunu kaydetti. 

Astana sürecinde Rusya’nın tüm tasarrufu Türkiye’ye bıraktığını vurgulayan Çetin, ardından iki ülke arasındaki yakınlaşmanın arttığını belirtti. ABD’nin bu birliktelikten duyduğu rahatsızlığa dikkati çeken Çetin, ABD eski Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın Rusya’ya yaptığı ziyarette Türkiye aleyhine çalışmalar yürüttüğünü anlattı. 

Rusya ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek için hem Türk medyasında hem de Rus medyasında ABD destekli karalama kampanyalarının yürütüldüğünü söyleyen Çetin, “Türkiye ve Rusya bu işe pabuç bırakmaz” ifadelerini kullandı. 

“DOĞU’NUN KADERİ ONLARIN ELİNDE”

Rusya için Türkiye’nin vazgeçilmez olduğunu kaydeden Çetin, şu değerlendirmeleri yaptı: 

“Türkiye vazgeçilmezdir. En yakın zamanda Putin’le Erdoğan görüşecektir. Ve bu görüşmelerde mutlaka sağduyulu bir netice çıkacaktır. Doğu’nun kaderi Erdoğan ve Putin’in elindedir. Erdoğan’la Putin’in arası bozulduğu an Doğu’nun sigortası gitmiştir. Batı saldırılarının ardı arkası gelecektir.”

TÜRKİYE HESABINI SORAR, RUSYA SADECE BAKAR

Çetin, Esed rejiminin Türk askerini hedef alan saldırısıyla ilgili ise şunları söyledi: 

Esed canisi eskiden Türklerle karşı karşıya gelmek istemezdi fakat bu cüreti bulup Türklere el uzatmaya yeltenmiştir. Türkiye hesabını sorar. Esed’in kolunu kırar. Rusya burada sadece bakar. Rusya, Esed uğruna veya İdlib uğruna büyük Türkiye ittifakından vazgeçemez. Rusya bu durumu ölçecek kadar zekidir. Rusya ile ilişkiler kontrollü şekilde devam etme kaydıyla, bu olumsuzluğu başaran Siyonist faaliyettir.

RUSYA’NIN AMACI AKDENİZ’E İNMEK

Rusya’nın Suriye’de Esed rejimini himaye ettiğini hatırlatan Türkiye Gazetesi Yazarı İsmail Kapan, “Ama karşı tarafla da anlaşabilirmiş gibi bir pozisyon takındı hep” dedi. Moskova’nın temel hedefinin Akdeniz’e inmek olduğunu belirten Kapan, “Bunu da rejim üzerinden yerine getirdi maalesef” diye konuştu. Kapan, Rusya’nın Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve son olarak Libya’yı da genişleme politikasına dahil ettiğini söyledi. 

Bu genişleme politikasını, “Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra kaybedilen yerleri yeniden elde etmek” olarak özetleyen Kapan, Ankara ile Moskova’nın zaman zaman menfaat çakışması yaşadığını belirtti. 

 

“DENGEDE TUTUYORLAR”

İki ülkenin ekonomik anlamda geniş bir ortaklığı olduğunu da hatırlatan Kapan, ekonomik-ticari ilişkiler, doğal gaz ithalatı ve S-400 anlaşmasının altını çizdi ve “Denge politikasını izliyorlar” diye konuştu. 

“GELİNEN NOKTA KRİTİK”

Son durumu “kritik” olarak değerlendiren Kapan, şu ifadeleri kullandı: 

İlişkiler zaman zaman esniyor, zaman zaman geriliyor. Şu anda gelinen nokta kritik nokta. Suriye’de Türkiye’nin sabır limitleri tükendi. Tahammül gücü kalmadı. Dolayısıyla gelinen nokta kritik. Buradan nasıl bir çözüm çıkar, bunu hemen söylemek kolay değil. Ama Rusya’nın ilişkileri dengede tutmak için gayret göstereceğini tahmin ediyorum. Belli bir noktaya kadar gelse de koparacağını düşünmüyorum.

KAYNAK: HABER7 | ÖZEL
Yedi Gündem

Abone Ol

Kategoriler
Haber

Altın için panik uyarısı! O fiyata dikkat!

Haber7- Fuat Öner

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, son günlerde Çin’de ortaya çıkan ve yüzlerce insanın ölümüne neden olan Coronavirüs etkisiyle dalgalı seyreden altın fiyatlarını Haber7 için yorumladı.

 

Altının 292-297 TL seviyelerine kadar çekilebileceği ve bunun alım fırsatı olduğunu söyleyen Memiş, 2020 yılı 320 TL beklentisini yeniledi ve Altında yükseliş trendi yeni başlıyor dedi.

PİYASALARDAKİ TEDİRGİNLİK ALTIN FİYATLARINI YÜKSELTTİ

 

Altın 2020 yılında 1 aylık süreçte zaten hem jeopolitik risk endişesi ve coronavirüsü salgınıyla birlikte ciddi bir değer kazandı. Bu ciddi değer artışları uluslararası piyasalarda altının ons fiyatının 1,611 dolar seviyesine, altının gram fiyatınınsa 310 lira seviyesine kadar yükselmesine neden oldu.

Ancak sonrasında tansiyonun biraz daha düşmesiyle birlikte altın fiyatlarında biraz daha gerileme gördük. Altın ons fiyatı 1,548 dolara, altının gram fiyatı 292 lira seviyesine kadar geriledi.

2020'de Altın fiyatları ne olur?

Bu ortamda Çin’de başlayan yüzlerce kişinin ölümüne neden olan 16 ülkeye yayılan coronavirüsü vakası piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Bu tedirginlikle birlikte küresel borsalarda sert bir satış dalgası ve güvenli liman tercihinde bir artış gördük. Bu güvenli liman tercihi ile birlikte fiziki altınlara ciddi bir talep oluştu. Bu talep artışıyla birlikte altının ons fiyatı 1,593 dolar seviyesine kadar yükselirken, iç piyasalarda altının gram fiyatının 306 lira seviyesine kadar tekrar yükseldiğini gördük.

Belirsizlikler ve riskler artmaya devam ettikçe altına olan talep artmaya devam ediyor. Bu talep artışıyla birlikte borsalarda sert satışlar emtia fiyatlarında da sert yükselişler gördük. Özellikle değerli metal grubunda bu değer artışlarının hala dalgalı bir seyirde yükseldiğini, düşüşlerin sınırlı kaldığını gözlemlemeye devam ediyoruz.

ALTINDAKİ YÜKSELİŞ KALICI MI?

Bu fiyatlamalar ve dalgalı kur politikası devam edince altın yatırımcısının kafası karışıyor. “Bu yükselişler kalıcı mı? Tekrar tepki ya da kar satışları gelir mi? Nerelerden tekrar maliyet yapmak gerekir?” tarzında sorular da artmaya devam ediyor. Ancak bir önceki sohbetimizde yatırımcısına 2020 yılında altın fiyatlarının çok dalgalı bir seyirde geride bırakacağımızın öngörüsünde bulunmuştuk. Aynı öngörümüz hala devam ediyor.

DALGALI PİYASADA ALTIN YATIRIMCISINA TAVSİYELER

Hem döviz kurlarında hem altın fiyatlarında yatırımcının 2020 yılında çok dalgalı bir seyrin bizi beklediğini bilmesi gerekiyor. Daha ilk ayda altının gram fiyatındaki 19 liralık dalgalı kur altının ons fiyatındaki 50-60 dolar bant aralığı bunu işaret ediyor.

305 TL SEVİYESİNDE PANİK ALIMI YAPMAYIN

Ancak yatırımcısına şunu tavsiye ediyoruz. 305-306 lira seviyeleri test edildiği zaman panik alımları yapmayın altının gram fiyatı tekrar bir düzeltme hareketi içine girecektir. Ve altının gram fiyatı 300 lira seviyesinin altına sarkabilir, öngörüsünde bulunmuştuk.

Bugün 300 bin 302 lira bant aralığında  ve büyük ihtimalle tekrar 297 lira seviyesine sarkabilir ama geldiği noktaya baktığınız zaman düşüş trendi 306 lira seviyesinden başlayarak 301 lira seviyesine kadar geriledi. 5 liralık değer kaybı 3 liralık bir değer kaybını da devamında getirebilir.

GRAM ALTIN 292 TL SEVİYESİNE KADAR DÜŞEBİLİR

Bu atmosferde altının gram fiyatı 292-297 lira bant aralığına yerleşmek isteyebilir. Bu bant aralığında yatırımcısı kesinlikle bir alım fırsatı yakalamış olacağını tahmin ediyorum. Özellikle 292-297 lira bant aralığı altının agresif yükselişleriyle birlikte 320 devamında 340 lira seviyesine kadar  yükseliş trendini hala beklemeye devam ediyoruz.

SÜRPRİZLER OLURSA GRAM ALTIN 340 TL’YE KADAR ÇIKABİLİR

320 lira seviyesini çok kuvvetli bir ihtimal olarak görürken 2020 yılında daha çok jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin artması gibi farklı sürprizler gelişmeler yaşanırsa bu yükselişlerin 340 lira seviyesine kadar devam edeceğini söyleyebiliriz. Genel itibariyle altının gram fiyatı son 10 yıldır olduğu gibi yatırımcısına en çok kazandıran yatırım araçları arasında yine birinciliğini korumaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Ancak altının ons fiyatı 1600 dolar seviyesinin üzerinde şu anda kalıcı olamadı. Ama kalıcı olacağını tahmin ediyoruz.
 

Özellikle 1607 dolar seviyesi tekrar denenir ve yukarı yönde hareketleri devam ettirilirse 1650 devamında 1700 seviyeleri ön planda olmaya devam ediyor.

ALTINDA YÜKSELİŞ TRENDİ YENİ BAŞLADI: 320 TL’Yİ GÖREBİLİR

Corona virüsü endişesi sadece Çin borsasında yüzde 10 değer kaybına neden olmadı. Bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsalarında da sert satışa neden olduğu için büyük ihtimalle 2020 yılındaki büyüme tahminleri aşağı doğru revize edilir ve aşağı yönde bir trend başlayabilir.Çin altın noktasında en çok altın stoklayan ve rezerve sahip bir ülke olduğu için bu coronavirüsü hadisesi ya da salgını Çin’in işlenmiş ya da işlenecek altın talebinin de azalmasına neden oluyor.

Altın yatırımcısına tavsiyeler

GRAM ALTINDA 307 TL SEVİYESİNİN ÜSTÜ BUGÜNLERDE KALICI OLMAYABİLİR

Özellikle mücevherat sektöründe..  Tabi altın talebinin azalması eşittir altın fiyatlarının da gerilemesine sebep olabilir. Altının gram fiyatının düşüş yönündeki sebeplerine baktığımızda bu nedenleri de ön planda tutmak gerekiyor. Altının ons fiyatında da aşağı yöne trendlerin son bir kez test edileceğini tahmin ediyoruz. Özellikle bu yakın zamanda 1,515 dolar seviyesine kadar sarkmalar yaşanırsa benim için sürpriz olmaz. O yüzden 307 seviyesinin üstünde altının gram fiyatı bugünlerde kalıcı olmayabilir.
 

Özellikle Şubat ayında 292 ve 297 lira bant aralığını yatırımcısı takip ederse daha iyi bir karar vermiş olabilir. Bu eşittir elinde fiziki altın bulunduranların kar amaçlı bu seviyelerden altın satması ya da altın satacağı anlamı taşımıyor. Çünkü altının gram fiyatındaki yükseliş trendi daha yeni başladı. Yıl içindeki yükselişler yine devam edecek. Özellikle 320 lira seviyesine kadar mutlaka beklemelerini  yine tavsiye ediyoruz.

ALTINA YATIRIM İKİYE KATLANDI

Küresel çapta yaşanan gelişmelerin yatırımcıların güvenli varlıklara yönelmesini beraberinde getirmesiyle yurt içinde gram altının fiyatı geçen yıl 2018’e göre yüzde 33,1 yükselirken, altın mevduatları da ikiye katlanarak 80,2 milyar liraya ulaştı.

 

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ