Kategoriler
Haber

Nefrolog nedir? Nefroloji hangi hastalıklara bakar?

Nefroloji böbrek hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik önemli bir alandır. Bu alandaki rahatsızlıkları nefrologlar tanılamaktadır.

Nefroloji, böbrek(ler)in normal işlevleri, böbreklerin doğuştan veya sonradan gelişen bozuklukları, böbrek ile ilgili sorunların tedavisi ve diyaliz veya böbrek nakli gibi böbrek yerine koyma tedavileri ile ilgilenen bir bilim dalının adıdır. Nefroloji ülkemizde İç Hastalıkları anabilim dalının bir yan dalı olarak faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla Ülkemizde nefrolog olabilmek için; altı yıllık temel tıp eğitimi, İç Hastalıkları alanında dört yıllık ihtisas eğitimi ve sonrasında Nefroloji alanında üç yıllık yan dal uzmanlık eğitiminin tamamlanmış olması gerekmektedir.

Nefrolojinin alanına giren hastalıklar şu şekildedir;

  • Akut böbrek hasarı (yetmezliği),
  • Kronik böbrek hastalığı (yetmezliği),
  • Glomeruler Hastalıklar; Nefrotik sendrom ve Nefritik sendrom ile idrardan kan gelmesi (hematüri), idrardan protein kaçağı (proteinüri) gibi patolojik idrar bulgularının değerlendirilmesi ve tanı-tedavisi,
  • Sıvı ve elektrolid bozuklukları
  • Asit-Baz dengesi bozuklukları
  • Tubulointerstisyel hastalıklar
  • Hipertansiyon
  • Diyabetik Nefropati
  • Sistemik hastalıkların böbrek tutulumu; lupus nefropatisi, amiloidoz, vs
  • Üriner sistem patolojileri; infeksiyon vs
  • Doğuştan veya sonradan gelişen kistik böbrek hastalıkları; polikistik böbrek hastalıkları, medüller kistik hastalık, vs.
  • Hemodiyaliz; hastanın hemodiyalize başlatılması, izlemi, yönetimi ve acil hemodiyaliz uygulanması
  • Periton diyalizi
  • Böbrek nakilli hastanın izlemi
Kategoriler
Haber

Kaçış sendromu hastalığı nedir? Kaçış sendromu nasıl belirti verir?

Magazin basınında yer alan haberlerin ardından kaçış sendromu hastalığı hakkındaki araştırmalar da yoğunluk kazandı. İşte, kaçış sendromu hakkında merak edilenler…

Kılcal damarlarda bulunan sıvı ve elementlerin bilinmeyen bir sebeple damar dışına doğru difüzyonuna kaçış sendromu denir. Tansiyonun düşmesi ve ataklarla gelen hastalık, kanın yoğunlaşmasıyla birlikte protein, su ve minerallerin damarlardan sızması olarak tanımlanır. Kaçış sendromu, halsizlik ve yorgunluk gibi çok basit şikayetlere yol açtığı gibi, kriz ve şoklarla da gelişebiliyor. Ataklar kimi zaman ayda bir kez kendini gösterdiği gibi yıllar sonrada ortaya çıkabiliyor.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal, hastalık hakkında şu bilgileri veriyor;

KAÇIŞ SENDROMU NEDEN OLUR?

Kaçış sendromunun neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak hastalığı tetikleyen bazı durumlar vardır. Bunların başında kemiklerin ağır hasar görmesi gelir. Bunun sebebi ise şudur. Ağır hasar gören kemiklerdeki dokuların kılcal damarlara geçip tıkanması çok zor bir ihtimal de olsa kaçış sendromunda gerçekleşmektedir.

class=’cf’>

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu hastalık, oldukça hızlı oluşan bir durumdur. Şöyle ki, olayın seyri kılcal damarlarda çok hızlı gerçekleşir. Hastanın bir anda tansiyonu düşmeye başlar ve şoka girer. Tam bu noktada müdahale edilmezse geri dönüşü zor durumlar ortaya çıkabilir. Çünkü dışarı çıkan sıvı, akciğer, kalp, karın zarı gibi vücudun belli bölgelerine ulaşır. Aynı zamanda kandaki albümin seviyesinin düşmesiyle birlikte kandaki yoğunluk artar, akıcılığı azalır. Kaçış sendromunu tetikleyen durumlar;

Kemoterapi,
Hantan virüsü,
Endokrin hastalıkları,
Bypass,
Hipotansiyon,
Böbrek yetmezliği.

BELİRTİLERİ NELER?

Kaçış sendromunun belirtileri daha çok panik atak bulgularıyla benzerlik gösterir. Taklitçi bir hastalık olduğundan teşhis edilmesi zordur. En yaygın semptomları ise şu şekildedir;

Damarlarda sıkışan sıvının yaptığı baskıya bağlı olarak şiddetli kas ağrıları,
Tıkanan damarlar sebebiyle beyne ulaşmayan sinir hücrelerine bağlı olarak hissedilen yorgunluk,
Karın ağrısı,
Baş dönmesi,
Mide bulantısı, kusma,
Vücutta şişkinlik,
Vücut ağırlığında artış,
Karın bölgesinde asit birikmesi,
Şok.

ENFEKSİYONLAR ZEMİN Mİ HAZIRLIYOR?

Kaçış sendromuna ilişkin yapılan araştırmalar hastalığın tam olarak neden ortaya çıktığını saptayamamıştır. Ancak konuyla ilgili birçok faktörün bu hastalığa zemin hazırladığı ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri de hematolojik hastalıklarda kullanılan ilaçlardır. Bunun yanı sıra lenfoma ve hemofagositik sendrom gibi sağlık problemleri ve bazı enfeksiyon hastalıkları da kaçış sendromuna neden olabilmektedir.

NASIL TEŞHİS EDİLİR?

class=’cf’>

Teşhisi zor bir hastalık olan kaçış sendromunun tanısı, hastanın genel hikayesi ve klinik bulgular aracılığıyla konulur.

Yoğunlaşmış kan,
Düşük tansiyon,
Kandaki albümin düzeyi,
Sistolik kan basıncının 90 mmHg’nin altında olması,
Vücuttaki ödemler gibi parametrelere bakılır. Detaylı bir inceleme sonucunda hastalığın tanısını destekleyen sonuçlar çıkarsa kaçış sendromu teşhisi konulabilir.

TEDAVİSİ VAR MI?

Kaçış sendromunu tedavi edecek bir yöntem henüz geliştirilmemiştir. Uygulanan tedaviler daha çok hastalığın yol açtığı sorunları çözüme kavuşturmayı esas alır. Amaç, atakları kontrol altına almaktır. Bunun içinse astım, bronşit ve gribal enfeksiyon için kullanılan ilaçlar tercih edilir. Aynı şekilde tansiyonu kontrol altına alacak ilaçlardan destek alınır. Bu noktada hastaların sürekli tansiyon ölçümü yaptırması önemlidir. Bir diğer önlem ise hastalara alerji testi uygulamaktır. Amaç ise hastanın hassasiyet gösterdiği ve ataklara neden olabilecek unsurlardan kaçınmasını sağlamaktır.

Kategoriler
Haber

KOAH nedir? KOAH hastalığı belirtileri nelerdir?

KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde %15-20’dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH’lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir.

KOAH tehlikeli bir hastalık mıdır?

Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH yılda 2.9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de %5.5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin %61.5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir.

KOAH neden olur? Kimlerde Görülür?

class=’cf’>

KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü sigara dumanıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayetlere, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamış olmasına rağmen, sağlıkta eşitsizlik, özellikle biyomas (odun, tezek, kök benzeri yakıt) kullanımına ikincil iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı işyerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Son yıllarda önemi giderek vurgulanmaya başlayan ‘fiziksel aktivitede azalma, hareketsizlik’ de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.

KOAH’lı bir hastanın şikayetleri nelerdir?

KOAH’da en sık görülen yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmadır. Sigara içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar.

Yirmi yıl boyunca izlenen KOAH’lı olgularda haftada iki saat ve daha fazla yürüyüş yapan hastalarda hem KOAH nedeniyle hastaneye başvurularda hem de bu hastalık nedeniyle ortaya çıkan ölüm oranlarında %30-40 azalma saptanmıştır. Bu nedenle, hem bu hastalığın önlenmesi hem de ilerlemesinin engellenmesinde ‘fiziksel aktivitenin arttırılması gerekmektedir.

KOAH tanısı nasıl konur ?

class=’cf’>

KOAH’ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi” ile kolayca konabilmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ”nefes ölçüm testini” yaptırması gerekir.

KOAH’ın tedavisi mümkün müdür ?

KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmektedir.

Kategoriler
Haber

Survivor 2020 ne zaman başlıyor?

‘Survivor 2020?’ ne zaman başlayacak sorusunun yanıtı, sevilen yarışma programının takipçileri tarafından sorgulanmaya devam eden konular arasında yer alıyor. Yakın zamanda başlayacak olan Survivor 2020’de heyecan yine dorukta olacak. İşte, konuya dair ayrıntılar…

SURVİVOR 2020 NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Survivor 2020 yarışmasının ne zaman başlayacağı Acun Ilıcalı tarafından yayınlanan Gel Konuşalım isimli programda açıklandı. Acun Ilıcalı katıldığı televizyon programında Survivor 2020’nin başlayacağı tarihin Şubat ayında olacağını duyurdu.

YARIŞMACILAR KİMLER?

2020 Şubat ayında başlayacak Survivor’un yeni sezonda yarışmacılar arasında ilk belli olan isim ise Ersin Korkut oldu. Yarışmanın formatı bu yıl Ünlüler-Gönüllüler olarak iki takım halinde oynanacak. Geçtiğimiz yıl Türkiye-Yunanistan olarak iki farklı ülke yarışmacılarının performans sergilediği programda bu yıl Ünlüler ve Gönüllüler yarışacak.

Kategoriler
Haber

Zalim İstanbul 27. bölüm fragmanları yayınlandı! Yeni bölümde neler?

Kanal D’nin pazartesi akşamına damgasını vuran dizisi Zalim İstanbul’da heyecan 27. bölümle devam ediyor. Bu hafta ekranlara gelecek 27. bölümden ikinci fragman diziseverlerle paylaşıldı. İşte, Zalim İstanbul 27. bölüm fragmanları ve kısa özeti…

Zalim İstanbul yeni bölümüyle 20 Ocak Pazartesi günü saat 20.00’de Kanal D’de de olacak. Zalim İstanbul’un bu haftaki yeni bölümünde;

Agah’a açılan kapılar Şeniz için sonun başlangıcı olur. Şeniz köşkten kapı dışarı edildiğinde dahi, Agah’ın öfkesi dinmek bilmez. Damla annesi için anlatılanlara inanmak istemez ve babasını da karşısına alarak annesinin peşinden gider. Agâh bundan sonra köşkte kendi adaletini sağlayacaktır.

class=’cf’>

Cenk, olanların şokunu üstünden atamamışken babasını karşısında bulur. Agah’ın, Cemre ile yaptığı konuşma ise üçünü de sarsacaktır. Şeniz hatalarının bedelini öderken çaresizlik onu son noktasına taşıyacaktır.

Kategoriler
Haber

Oğuz Görceğiz Elmacı Güzel şarkısı ile O Ses Türkiye yarışmasına damga vurdu!

Jüri üyelerinin yarışmacıyı kendi taraflarına çekebilmek için ciddi bir efor sarf ettiği yarışmacı Beyazıt Öztürk’ü seçti.

44 yaşındaki Oğuz Görceğiz, aslen Kars Digorludur. 35 yıldır İzmir Menemen’de yaşamını sürdüren Oğuz Görceğiz, 22 yıldır sahnelerde yer alıyor.