Kategoriler
Haber

Avrasya Tüneli’ne zam darbesi!

Avrasya Tüneli İnşaat ve Yatırım A.Ş’den yapılan açıklamaya göre, 1 Şubat 2020 saat 00:00 itibarıyla geçerli olmak üzere tünelin tek yön geçiş ücretleri otomobiller için 36,40 TL, minibüsler için ise 54,70 olarak belirlenmişti.

İSTANBULLULAR ZAMDAN SONRA AVRASYA TÜNELİ’Nİ TERCİH ETMEDİ, KÖPRÜLERE YÖNELDİ

Yüzde 56’lık yüksek zammın ardından vatandaşlar, Avrasya Tüneli yerine köprülere yönelmeye başladı. Özellikle sabah saatlerinde ve iş çıkışı saatlerinde köprülerde aşırı trafik yoğunluğuna neden oldu.

Yüksek zammın ardından İstanbullular Avrasya Tüneli'nin tercih etmedi

FSM Köprüsü'nden Anadolu Yakaşı gidiş yönünde trafik durma noktasına geldi

VATANDAŞTAN ‘ZAM İPTAL EDİLSİN’ TALEBİ

Yüksek zamma vatandaşlardan da yoğun tepki geldi. Avrasya tünelini kullanan vatandaşlar fahiş zamma tepki gösterirken, bazı yazar ve siyasetçiler de fiyat artışlarının çok yüksek olduğunu belirterek, yetkililerden zammın iptal edilmesini talep etti.

İstanbul'da köprülerdeki ve Avrasya Tünelindeki trafik yoğunluğunu gösteren harita...

 

AHMET HAKAN FAHİŞ ZAMMI KÖŞESİNE TAŞIDI

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun da, Avrasya Tüneli geçiş ücretlerine yüzde 56 zam yapılmasını köşesinde eleştirdi.

Hakan yazısında, “İnsaf nedir bilir misiniz? Peki ya ölçüden haberiniz var mı? Hiç mi ‘ya bu çok oldu’ demez içinizden biriniz? Enflasyon falan… Hiç mi hesaba katmazsınız? Hepsini geçtim “sürümden kazanmak” diye bir şey de mi bilmezsiniz?” ifadelerini kullandı.

YUSUF KAPLAN DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, Avrasya Tüneli için yapılan yüzde 56’lık zamma ‘İnsaf yahu diyerek tepki gösterdi.

Yusuf Kaplan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Avrasya Tüneli’ne % 56 zam yapılmış! İnsaf yahu!  Bu tüneller, köprüler, yollar, raylar çok büyük hizmet oldu, kesinlikle. Allah razı olsun.  Ama bu hizmetler orantısız zamlarla hezimete dönüşebilir! Millet kullanamadıktan sonra ne anlamı var ki!”

BİR ELEŞTİRİ DE METİN KÜLÜNK’TEN

AK Parti eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Avrasya Tüneli’ne yapılan büyük zama tepki gösterdi.

AK Partili eski vekil Metin Külünk, yapılan zamma ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Külünk “Anlaşılan, Avrasya tünelinin yöneticileri ya gazete okumuyor ya da uzayda yaşıyor.  Yapılan zam ile enflasyon oranları ortada. Sayın Ulaştırma Bakanımız, tünel yöneticileri ile iletişim kurmalı ve de bu zamlara İstanbullular adına müdahale etmelidir” dedi.

BİR ELEŞTİRİ DE ŞAMİL TAYYAR’DAN

AK Partili eski milletvekili Şamil Tayyar, Avrasya Tüneli geçiş ücretine yapılan zammını eleştirdi. Kişisel Twitter hesabından tepkisini dile getiren Şamil Tayyar, yapılan zam için “hakkaniyetten uzak” yorumunda bulundu.

AVRASYA TÜNELİ ZAMMI

Avrasya Tüneli İnşaat ve Yatırım A.Ş., 1 Şubat 2020 saat 00.00 itibarıyla geçerli olmak üzere Avrasya Tüneli’nde geçişlere yeni zam yaptı. Tek yön geçiş ücretlerinin otomobiller için 36.40 TL, minibüsler için ise 54.70 olarak belirlendiği açıklandı.

Fiyatlar daha önce otomobiller için 23.30, minibüsler içinse 34.90 TL’ydi.

Yapılan son zamla birlikte, Avrasya Tüneli açıldığı günden bu yana ücretlere, toplamda yüzde 119 oranında zam gelmiş oldu.

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

Koronavirüsü yüzünden Türkiye’de 30 bin iptal!

Çin ile 1 milyon turist hedefi olan Türkiye’de ise ağırlık 3 ilde yer alıyor. Çarşamba günü Şubat ayı sonuna kadar uçuşların tamamen durdurulacağı ülkeden Türkiye’ye yapılan 30 binin üzerinde rezervasyon iptal edildi.

 

 

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla yayılan salgında can kaybı 425’e virüs bulaşan kişilerin sayısı ise 2 bin 788’inin durumu ağır olmak üzere 20 bin 438’e yükseldi.

Virüsün ortaya çıkması ile birlikte çok sayıda ülkede Çin üzerinden yapılan seyahatlerle ilgili bir dizi önlemler alındı.

 

 

Uçuşları durdurma, yolları kapatma ve virüs kontrol altına alınana kadar havalimanlarındaki geçişlere kısıtlama getirilirken, ortaya çıkan tablo ise Türk turizm sektörünü 3 ilde gözle görülür bir şekilde etkiledi.

1 YILDA 250 MİLYAR DOLAR HARCIYORLAR

2019’da yurt dışına çıkış yapan Çinli sayısı 150 milyonu aşmış durumda. Bu anlamda yurt dışına en fazla turist yollayan konumunda bulunan Çin, dünya genelinde en çok harcama yapan turistler sıralamasında da ülke olarak ilk sırada yer alıyor. Öte yanda dünya genelindeki turizm harcamaları 1 trilyon 250 milyar doları buluyor.

Bu rakamın 250 milyar dolarını yani dünya genelindeki turizm harcamalarının beşte birini ise Çinliler gerçekleştiriyor.

DÜNYA TURİZMİNİ DE TEHDİT EDİYOR

Tabi rakamlar böyle olunca virüsün etkilerinin kısa vadede çözülmemesi dünya turizmini de ciddi anlamda tehdit ediyor. Çinli turistlerin en fazla seyahat ettiği ülkeler ağırlıkla Asya Pasifik’te yer alırken bu bölgeyi Avrupa ve Amerika izliyor.

Öyle ki sadece Paris’e bir yılda giden Çinli turist sayısı 2 milyonu aşmış durumda. Söz konusu Çinli turistlerin ekonomik katkısı ise Fransa’ya 4 milyar dolar civarında.

YÜZDE 90’I 3 İLE GELİYOR

1 milyon Çinli turist hedefi olan Türkiye’ye gelen Çinli sayısı geçtiğimiz yıl 400 binin üzerine çıkarken 2020 için beklenen rakam ise 550-600 bin civarında. Gelen turistlerin yüzde 90’ın seyahat ettiği il ise İstanbul, Denizli ve Nevşehir olarak öne çıkıyor. İstanbul genelinde ağırlıkla tarihi yarım ada, Nevşehir’de Kapodokya, Denizli’de ise Pamukkale Çinli turistlerin en fazla uğrak mekanları oluyor.

YARIN İTİBARİYLE UÇUŞLAR DURACAK

Çin’den Türkiye’ye yapılan tüm uçuşlar yarın itibariyle Şubat ayı sonuna kadar durdurulacak. Karar dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklandı. Ancak Karar öncesi Şubat rezervasyonlarının neredeyse tamamı iptal edilmiş durumda. Türkiye gelen Çinli turistlerin büyük bir bölümüne aracılık eden tek bir şirket üzerinden yapılan iptal sayısı 30 bini aştı.

Çinli turistler yıllık turist oranı göz önünde bulundurulduğunda Kapadokya’da yüzde 15, Pamukkale’de ise yüzde 20 oranına tekabül ediyor. yenisafak.com’un konuştuğu sektör temsilcileri ise koronavirüsünün ortaya çıkmasının ardından kayıplarının yüzde 50’yi aştığına dikkat çekip nisan ayına umut bağlıyor.

KARANTİNA ÖNCESİ GELENLER VAR

Normal bir zamanda bu aylarda Kapadokya’da Çinli turist kaynıyor olması gerekirken çok nadir Çinli turistin bölgede bulunduğunu kaydeden Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Yakup Dinler, gelenlerin ise karantina öncesinde Çin’den çıkıp ya direk ya da Avrupa üzerinden bölgeye tatile geldiklerine vurgu yapıyor.

REZERVASYONLAR İPTAL, YÜZDE 50 KAYIP VAR!

Rezervasyon iptallerine de değinen Dinler, Şubat ayı için tüm rezervasyonların iptal edildiğini ve kendi bölgelerinde şu an yüzde 50’lik bir kaybın söz konusu olduğunu belirterek, Çinli turistlerin Kapodokya turizminde yüzde 15’lik bir payı olduğuna vurgu yapıyor.

Ağırlıkla lüks tüketimi Çinli turistler yaparken, kişi başı harcama tutarları ise bin – 1500 dolar civarında.

BALON VE SAFARİYİ DE VURDU

Çinli turistlerin katkısının sadece otel bazında olmadığını balon tarafında paylarının yüzde 35, safaride ise bu oranın yıl bazında yüzde 50’yi geçtiğine de değinen Dinler, şubat ve mart aylarının bu şekilde geçmesini beklediklerini ancak nisan ayı itibariyle tablonun düzeleceğine dair bir iyimserlik içinde bulunduklarını da aktardı.

Çinli turistlerin Türkiye’de en fazla uğrak mekanlarından biri ise Denizli’nin travertenleri ile meşhur Pamukkale bölgesi.

DENİZLİ’DE İPTALLER YÜZDE 60’I BULDU

2020 yılı içinde beklenen Çinli turist sayısının 600 bin civarında olduğunun, bunun da Denizli’nin yıllık turist sayısının yüzde 20’si civarına denk geldiğini aktaran Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) Gazi Murat Şen, Çin tarafından yapılan yakın zaman içerisindeki rezervasyonların yüzde 60’nın iptal edilmiş durumda olduğunu belirtti.

İLERLERSE RUS VE AVRUPALI TURİSTİ DE ETKİLER

Koronavirüsünün etkilerinin ortaya çıkardığı olumsuz tablonun bu boyutta kalmaması ve daha da ilerleyip vatandaşı tamamen toplu taşımaya binmemeye iterse hem Avrupa hem de Rusya tarafındaki turistleri de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Şen, şu an bölgelerinde bulunan turistlerin Çin Bayramı nedeniyle önceden gelenler olduğunu ve geri dönüş yoluna da geçmiş durumda olduklarını kaydetti.

Şen, ortaya çıkan durumun sadece Türkiye’yi değil tüm turistik bölgeleri etkilediğinin de altını çiziyor.

SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ

Asya’dan Türkiye’ye dönük en büyük operasyonları yapan ve 2019 yılında 180 bin Çinliyi Türkiye’ye getiren Dorak Tour Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Serdar Körükçü, 24 Ocak Cuma günü itibariyle öncelikle 3 şehirden şu anda ise 24 şehirden tüm uçak seferlerinin iptal olduğunu belirterek, ‘‘İptaller bütün hızı ile devam ediyor. Periyot olarak tüm Çinlilerin yalnız Türkiye ye değil tüm dünyada seyahat ettikleri Çin yılbaşısına denk geldiğimden, bu durum biraz daha önem arz etti. Şu ana kadar 30 bin gecelemenin üzerinde iptal aldık. Bizlerde süreci yakından takip etmekteyiz.’‘ dedi.

ÇİN’DEKİ MOBİLYA FUARINA ‘KORONAVİRÜS’ İPTALİ

Türkiye Mobilya İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Güleç, Çin’de yapılması planlanan mobilya fuarının, koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildiğini açıkladı.

Türkiye Mobilya İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Güleç, 18-21 Mart ve 28-31 Mart’ta yapılacak olan 45’nci Ciff Guangzhou Fuarı’na Türkiye’den 40 firmanın katılmasının planlandığını ancak koronavirüs salgını nedeniyle fuarın henüz belirlenemeyen bir tarihe ertelendiğini söyledi.

Güleç, konuyla ilgili yaptığı açıklamda şunları ifade etti.

“Çin dünyanın en büyük ihracatçısı. Biz de Türkiye olarak ihracat anlamında çıkışta olan ülkeyiz. İhracatımız artıyor. Özellikle ihracat ile büyüyen bir mobilya sektörümüz var. Mobilya sektörümüz bu yıl ihracatta büyük bir çıkış yapacak. Bakanlığımızın aldığı KDV indirimi kararı ile de yurt içinde de büyüyoruz. Mobilya sektörü hem ihracatta hem iç pazarda büyük bir başarı gösterecek. Gönül ister ki bu tür virüsler olmasın ama dünya ve ülkeler arasında ki ticari rekabette de her tülü şartları değerlendirmemiz gerekiyor. Mart ayında Çin’e mobilyacılar gidiyor ve Çin’den satın alma yapıyorlardı. Biz de bu süre zarfına Türkiye’de yapacağımız etkinlikler ile mobilya ihracatının ve mobilya yan sanayi ihracatının daha büyük olması için çeşitli etkinliklere başlayacağız. Şu anda üzerinde çalıştığımız bazı konular var. Bu etkinliklerin tamamını Ticaret Bakanlığı’mızın desteği ile yapacağız. İhracat potansiyeline katma değer katacağız.” 

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

Türkiye’nin nüfusu açıklandı!

Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 1 milyon 151 bin 115 kişi artarak 83 milyon 154 bin 997 kişiye ulaştı.

Erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi olurken, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 320 bin 146 kişi artarak 1 milyon 531 bin 180 kişi oldu. Bu nüfusun %50,8’ini erkekler, %49,2’sini kadınlar oluşturdu. 

Nüfus artış hızı, binde 13,9 oldu

Yıllık nüfus artış hızı 2018 yılında binde 14,7 iken, 2019 yılında binde 13,9 oldu.

İL VE İLÇE MERKEZLERİNDE YAŞAYANLARIN ORANI %92,8 OLDU

Türkiye’de 2018 yılında %92,3 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2019 yılında %92,8 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı %7,7’den %7,2’ye düştü.

İSTANBUL’UN NÜFUSU 15 MİLYON 519 BİN 267 KİŞİ OLDU

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 451 bin 543 kişi artarak 15 milyon 519 bin 267 kişiye ulaştı. Türkiye nüfusunun %18,66’sının ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 639 bin 76 kişi ile Ankara, 4 milyon 367 bin 251 kişi ile İzmir, 3 milyon 56 bin 120 kişi ile Bursa ve 2 milyon 511 bin 700 kişi ile Antalya izledi.

NÜFUSU EN AZ OLAN İL 84 BİN 660 KİŞİ İLE TUNCELİ OLDU

Tunceli, 84 bin 660 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Tunceli’yi, 84 bin 843 kişi ile Bayburt, 97 bin 319 kişi ile Ardahan, 142 bin 490 kişi ile Kilis ve 164 bin 521 kişi ile Gümüşhane takip etti.

NÜFUS PİRAMİDİNDEKİ YAPISAL DEĞİŞİM DEVAM ETTİ

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2019 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI 32,4’E YÜKSELDİ

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.

Türkiye’de 2018 yılında 32 olan ortanca yaş, 2019 yılında 32,4’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 31,4’ten 31,7’ye, kadınlarda ise 32,7’den 33,1’e yükseldiği görüldü.

Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 40,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u 40,2 ile Balıkesir ve 39,9 ile Giresun izledi. Diğer yandan 20,1 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı 20,9 ile Şırnak ve 21,8 ile Ağrı takip etti.

Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 39,5 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 19,7 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 42,1 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şırnak 20,5 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 67,8 oldu

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2019 yılında yüzde 67,8’e yükseldi. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 23,1’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,1’e yükseldi.

Toplam yaş bağımlılık oranı arttı

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2018 yılında yüzde 47,4 iken 2019 yılında yüzde 47,5’e yükseldi. Ekonomik olarak aktif olan birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 34,5’ten, yüzde 34,1’e gerilerken, çalışan birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 12,9’dan yüzde 13,4’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2019 yılında, çalışma çağındaki 100 kişi, 34,1 çocuğa ve 13,4 yaşlıya baktı.

Türkiye’de kilometrekareye 108 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 987 kişi düştü

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiye genelinde 2018 yılına göre 1 kişi artarak 108 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 987 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan il oldu. İstanbul’dan sonra 541 kişi ile Kocaeli ve 364 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu. Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi 20 kişi ile Ardahan ve Erzincan illeri izledi. Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 57, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 320 olarak gerçekleşti.

 

KAYNAK: İHA

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

ABD kriz çıkaracak kararı resmen duyurdu! Dikkat çeken zamanlama

ABD Ticaret Bakanlığı, potansiyel olarak Çin de dahil olmak üzere dolar karşısında para birimlerinin değerini düşük tutmaya ülkelerden ithal ürünlere sübvansiyonu telafi edici vergiler getirme kararını kesinleştirdi.

 

 

YENİ VERGİLERİN GETİRİLMESİNE İMKAN TANIYACAK

ABD Hazine Bakanlığı’nın son zamanlarda birinci aşama ticaret anlaşması kapsamında Çin’i kur manipülatörü tanımlamasını kaldırmasına rağmen, bu yeni karar Ticaret Bakanlığı’nın Çin’e vergi getirmesine imkan tanıyacak. ABD Ticaret Bakanlığı genel olarak Hazine’nin kurun değerinin düşürüldüğünü belirleme konusundaki uzmanlığına
güveneceğini ancak iki sürecin farklı yasalardan kaynaklandığından farklı sonuçlara varabileceğini açıkladı.

 

 

Taslak karar ilk olarak geçen yıl Mayıs ayında yayınlanmıştı. Çin’e ek olarak, yeni karar, Almanya, İrlanda, İtalya, Japonya, Malezya, Singapur, Güney Kore, Vietnam ve İsviçre de dahil olmak üzere diğer ülkelerden ithal edilen mallardan daha yüksek gümrük vergileri alınmasına neden olabilir. Bu ülkelerin tümü, Hazine Bakanlığı’nın para piyasası müdahalelerini, yüksek küresel cari işlemler fazlasını ve yüksek ikili ticaret fazlalarını izleyen altı aylık para birimi raporunda yer alan “izleme listesinde” bulunuyor.

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

Koronavirüs Türkiye ekonomisine yaradı! Fiyatlar düşecek

Son yılların en büyük küresel sağlık problemlerinden biri olan Koronavirüs sadece Çin’i değil çok sayıda ülkeyi tehdit etmeye devam ediyor. İşin sağlık boyutunun yanı sıra ekonomik sürece de etkisini değerlendiren uzmanlara göre Çin’in düşecek petrol talebi Türkiye’de doğalgaz fiyatlarını aşağıya çekebilir. Öte yandan  virüsün tehdit boyutuna ulaşmasının ardından e-ihracatta Türk ürünlerine talep 5 kat artarken, Çin’den sebze ve meyve ithal eden ülkeler Türkiye pazarına yöneldi. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor

 

 

Çin’de başlayan ve önce Wuhan kentini, ardından başkent Pekin’i ve sonrasında Türkiye dahil çok sayıda ülkeyi tehdit eden Koronavirüs için henüz çözüm bulunmuş değil. İşin sağlık boyutunun net şekilde anlaşıldığına işaret eden uzmanlar, Koronavirüs’ün küresel ekonomiye etkilerini de daha net bir şekilde konuşulmaya başlandı.

ÇİN’İN TALEBİ GÜNDE 3 MİLYON VARİL AZALDI

 

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, virüsün etkisini gösterdiği günden bu yana çok sayıda dünya devi şirketin Çin’deki üretimlerini durdurduğunu hatırlattı. Pekin yönetiminin aynı zamanda dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı olduğuna işaret eden Kumbaroğlu, “Çin tek başına küresel talebin yüzde 20’sini teşkil ediyor. Koronavirüs’ün neden olduğu acil durumun ardından Çin’in petrol talebi yaklaşık yüzde 20 azaldı. Diğer Asya ülkelerinin de petrol ürünlerine olan talebi tehdit altında” şeklinde konuştu.

FİYATLAR DÜŞTÜKÇE TÜRKİYE’YE YARAYACAK

Günde 3 milyon varile denk gelen bu düşüşü OPEC grubunun arz tarafında aynı miktarda kesintilere giderek dengelemesinin çok olası görülmediğine vurgu yapan Kumbaroğlu, şunları söyledi:

“Bu nedenle arz-talep dengesinde dengelenme doğal yollarla sağlanacak. Fiyatlar düştükçe karlılığını yitiren tesisler üretimlerini durduracak ve dengelenme öyle gerçekleşecek. Dolayısıyla virüs yayılmaya devam ettikçe petrol fiyatları da düşmeye devam edecek, 50 dolar psikolojik sınırının altı da ufukta gözüküyor”

Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye’nin makroekonomik dengelerine olumlu yansıyacak.

Düşük petrol fiyatı öncelikle dış ticaret açığının düşürülmesine ve enflasyon hedeflerinin tutturulmasına katkı sağlayacak bir gelişme. Ülkemiz doğalgazı geçmiş 6 ve 9 aylık petrol ve petrol ürünleri fiyatlarına endeksli formül üzerinden ithal ettiğinden bu gelişme uzun vadede doğalgaz fiyatlarını da aşağı çeker, ama formüldeki gecikme etkisi nedeniyle üç ay sonra görülmeye başlar.”

TÜRK FİRMALARI İÇİN FIRSAT OLABİLİR

EED Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ayrıca, bu acil durumun ne kadar devam edeceğine ve Çin’deki üretimi nasıl etkileyeceği konusunun son derece önemli olduğunu anlatarak, “Küresel markaların hemen hepsi Çin’deki faaliyetlerini kısmen askıya aldılar, daralmaya gittiler. Bu noktada Türkiye’deki sanayi tesisleri ve yeni yatırımlar için de bir fırsat penceresi aralanıyor.” şeklinde konuştu.

RUSYA, ÇİN YERİNE TÜRKİYE PAZARINA YÖNELDİ

Çin’de her geçen gün yayılan ve çok sayıda ölüme neden olan koronavirüsün Türk ekonomisine etkisi olumlu yönde seyrediyor. Virüsün tehdit boyutuna ulaşmasının ardından e-ihracatta Türk ürünlerine talep 5 kat artarken, Çin’den sebze ve meyve ithal eden ülkeler Türkiye pazarına yöneldi. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor. Moskova, yıllar sonra ilk kez Türkiye’den domates ithalatının 200 bin tona çıkarılmasına yönelik karar tasarısı hazırladı. Çin sınırının geçişlere kapatılmasının ardından, Rus yetkililer Türkiye pazarına yöneleceklerini duyurdu. Sebze sektörünün önde gelen temsilcileri, virüs nedeniyle ihracatın artacağını vurgulasa da iç pazarda fiyatların artabileceğine işaret ediyor.

Rusya’nın Habarovsk kentinin Çin’den büyük miktarda sebze ve meyve ithal ettiğini hatırlatan bir Rus yetkili, “Diğer tedarikçilerle anlaşma yapmaya çalışıyoruz. Ticaret şirketlerimizin yarısı Türkiye’den meyve ve sebze tedarik etmek konusunda çalışıyor. Türkiye’den söz aldık ve bu sözü tutacaklar” açıklamasını yaptı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, “Çin dünyanın en büyük sebze ve meyve üreticilerinden. Rusya’nın bu ülkeyle belirli ürünlerde alışverişi var. Bu ülkeden ithalatı durdurma kararları mutlaka çevre ülkelere yönelmelerini sağlayacak. Bizim sebze ve meyve konusunda en önemli ihraç yaptığımız ülkelerin başında Rusya geliyor. Dolayısıyla oradan kesip, bize yönelirse ihracat için çok olumlu bir ticari hacim doğacak” dedi.

FINANCIAL TİMES: TÜRKİYE TEK OLUMLU ETKİLENEN ÜLKE

Financial Times korona virüsünün hangi ülkelerin büyümesini ne ölçüde etkileyeceğiyle ilgili bir haber yayınladı. Küresel devlerin büyük düşüşler yaşayacağının öngörüldüğü haberde ve ortaya çıkan tabloda pozitif gelişme gösteren tek ekonomi ise Türkiye ekonomisi oldu.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kategoriler
Haber

Altın için panik uyarısı! O fiyata dikkat!

Haber7- Fuat Öner

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, son günlerde Çin’de ortaya çıkan ve yüzlerce insanın ölümüne neden olan Coronavirüs etkisiyle dalgalı seyreden altın fiyatlarını Haber7 için yorumladı.

 

Altının 292-297 TL seviyelerine kadar çekilebileceği ve bunun alım fırsatı olduğunu söyleyen Memiş, 2020 yılı 320 TL beklentisini yeniledi ve Altında yükseliş trendi yeni başlıyor dedi.

PİYASALARDAKİ TEDİRGİNLİK ALTIN FİYATLARINI YÜKSELTTİ

 

Altın 2020 yılında 1 aylık süreçte zaten hem jeopolitik risk endişesi ve coronavirüsü salgınıyla birlikte ciddi bir değer kazandı. Bu ciddi değer artışları uluslararası piyasalarda altının ons fiyatının 1,611 dolar seviyesine, altının gram fiyatınınsa 310 lira seviyesine kadar yükselmesine neden oldu.

Ancak sonrasında tansiyonun biraz daha düşmesiyle birlikte altın fiyatlarında biraz daha gerileme gördük. Altın ons fiyatı 1,548 dolara, altının gram fiyatı 292 lira seviyesine kadar geriledi.

2020'de Altın fiyatları ne olur?

Bu ortamda Çin’de başlayan yüzlerce kişinin ölümüne neden olan 16 ülkeye yayılan coronavirüsü vakası piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Bu tedirginlikle birlikte küresel borsalarda sert bir satış dalgası ve güvenli liman tercihinde bir artış gördük. Bu güvenli liman tercihi ile birlikte fiziki altınlara ciddi bir talep oluştu. Bu talep artışıyla birlikte altının ons fiyatı 1,593 dolar seviyesine kadar yükselirken, iç piyasalarda altının gram fiyatının 306 lira seviyesine kadar tekrar yükseldiğini gördük.

Belirsizlikler ve riskler artmaya devam ettikçe altına olan talep artmaya devam ediyor. Bu talep artışıyla birlikte borsalarda sert satışlar emtia fiyatlarında da sert yükselişler gördük. Özellikle değerli metal grubunda bu değer artışlarının hala dalgalı bir seyirde yükseldiğini, düşüşlerin sınırlı kaldığını gözlemlemeye devam ediyoruz.

ALTINDAKİ YÜKSELİŞ KALICI MI?

Bu fiyatlamalar ve dalgalı kur politikası devam edince altın yatırımcısının kafası karışıyor. “Bu yükselişler kalıcı mı? Tekrar tepki ya da kar satışları gelir mi? Nerelerden tekrar maliyet yapmak gerekir?” tarzında sorular da artmaya devam ediyor. Ancak bir önceki sohbetimizde yatırımcısına 2020 yılında altın fiyatlarının çok dalgalı bir seyirde geride bırakacağımızın öngörüsünde bulunmuştuk. Aynı öngörümüz hala devam ediyor.

DALGALI PİYASADA ALTIN YATIRIMCISINA TAVSİYELER

Hem döviz kurlarında hem altın fiyatlarında yatırımcının 2020 yılında çok dalgalı bir seyrin bizi beklediğini bilmesi gerekiyor. Daha ilk ayda altının gram fiyatındaki 19 liralık dalgalı kur altının ons fiyatındaki 50-60 dolar bant aralığı bunu işaret ediyor.

305 TL SEVİYESİNDE PANİK ALIMI YAPMAYIN

Ancak yatırımcısına şunu tavsiye ediyoruz. 305-306 lira seviyeleri test edildiği zaman panik alımları yapmayın altının gram fiyatı tekrar bir düzeltme hareketi içine girecektir. Ve altının gram fiyatı 300 lira seviyesinin altına sarkabilir, öngörüsünde bulunmuştuk.

Bugün 300 bin 302 lira bant aralığında  ve büyük ihtimalle tekrar 297 lira seviyesine sarkabilir ama geldiği noktaya baktığınız zaman düşüş trendi 306 lira seviyesinden başlayarak 301 lira seviyesine kadar geriledi. 5 liralık değer kaybı 3 liralık bir değer kaybını da devamında getirebilir.

GRAM ALTIN 292 TL SEVİYESİNE KADAR DÜŞEBİLİR

Bu atmosferde altının gram fiyatı 292-297 lira bant aralığına yerleşmek isteyebilir. Bu bant aralığında yatırımcısı kesinlikle bir alım fırsatı yakalamış olacağını tahmin ediyorum. Özellikle 292-297 lira bant aralığı altının agresif yükselişleriyle birlikte 320 devamında 340 lira seviyesine kadar  yükseliş trendini hala beklemeye devam ediyoruz.

SÜRPRİZLER OLURSA GRAM ALTIN 340 TL’YE KADAR ÇIKABİLİR

320 lira seviyesini çok kuvvetli bir ihtimal olarak görürken 2020 yılında daha çok jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin artması gibi farklı sürprizler gelişmeler yaşanırsa bu yükselişlerin 340 lira seviyesine kadar devam edeceğini söyleyebiliriz. Genel itibariyle altının gram fiyatı son 10 yıldır olduğu gibi yatırımcısına en çok kazandıran yatırım araçları arasında yine birinciliğini korumaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Ancak altının ons fiyatı 1600 dolar seviyesinin üzerinde şu anda kalıcı olamadı. Ama kalıcı olacağını tahmin ediyoruz.
 

Özellikle 1607 dolar seviyesi tekrar denenir ve yukarı yönde hareketleri devam ettirilirse 1650 devamında 1700 seviyeleri ön planda olmaya devam ediyor.

ALTINDA YÜKSELİŞ TRENDİ YENİ BAŞLADI: 320 TL’Yİ GÖREBİLİR

Corona virüsü endişesi sadece Çin borsasında yüzde 10 değer kaybına neden olmadı. Bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsalarında da sert satışa neden olduğu için büyük ihtimalle 2020 yılındaki büyüme tahminleri aşağı doğru revize edilir ve aşağı yönde bir trend başlayabilir.Çin altın noktasında en çok altın stoklayan ve rezerve sahip bir ülke olduğu için bu coronavirüsü hadisesi ya da salgını Çin’in işlenmiş ya da işlenecek altın talebinin de azalmasına neden oluyor.

Altın yatırımcısına tavsiyeler

GRAM ALTINDA 307 TL SEVİYESİNİN ÜSTÜ BUGÜNLERDE KALICI OLMAYABİLİR

Özellikle mücevherat sektöründe..  Tabi altın talebinin azalması eşittir altın fiyatlarının da gerilemesine sebep olabilir. Altının gram fiyatının düşüş yönündeki sebeplerine baktığımızda bu nedenleri de ön planda tutmak gerekiyor. Altının ons fiyatında da aşağı yöne trendlerin son bir kez test edileceğini tahmin ediyoruz. Özellikle bu yakın zamanda 1,515 dolar seviyesine kadar sarkmalar yaşanırsa benim için sürpriz olmaz. O yüzden 307 seviyesinin üstünde altının gram fiyatı bugünlerde kalıcı olmayabilir.
 

Özellikle Şubat ayında 292 ve 297 lira bant aralığını yatırımcısı takip ederse daha iyi bir karar vermiş olabilir. Bu eşittir elinde fiziki altın bulunduranların kar amaçlı bu seviyelerden altın satması ya da altın satacağı anlamı taşımıyor. Çünkü altının gram fiyatındaki yükseliş trendi daha yeni başladı. Yıl içindeki yükselişler yine devam edecek. Özellikle 320 lira seviyesine kadar mutlaka beklemelerini  yine tavsiye ediyoruz.

ALTINA YATIRIM İKİYE KATLANDI

Küresel çapta yaşanan gelişmelerin yatırımcıların güvenli varlıklara yönelmesini beraberinde getirmesiyle yurt içinde gram altının fiyatı geçen yıl 2018’e göre yüzde 33,1 yükselirken, altın mevduatları da ikiye katlanarak 80,2 milyar liraya ulaştı.

 

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ